13 Temmuz 2011 Çarşamba

İSTASYON

İstasyon..Hayatı bir yerde bırakıp,başka bir kapıdan aralamak isteyenlerin seçeneklerinden biri..
Bazen bir asker,bazen terkeden sevgili..İstasyon bana hep gidenleri çağrıştırır.'Gidiyorum' düdüğünün ardından el sallayanlar, el sallayanların içinde Taner Şener, 'elimde kaldı yazık..çiçeklerimle mendil... O daha nakarata gelmeden ,giden neden gittiğini bile unutmuş , yeni hayatının girizgâhını yazmakta gözleri kapalı.
Gitmek güzeldir bazen. Ya da giden olmak. Ardında birilerini bırakmak. Belki acıtmak üç beş kişinin canını, belki özlemek..Belki özlenmek.. Ama giden olmak , kalan olmaktan yeğdir.
Giden,kendine boş bir kompartıman bulur, pencere kenarında yerini alır, pencereden de trenin gittiği yöne, hep ileriye bakar. Kendisini nelerin beklediğini belirten tabelalar bulmak mıdır umudu, yoksa onu güzel şeylerin beklediğini gösteren işaretler mi bilinmez..
Geriye dönüp bakmaz, bakarsa bilir bir sonraki istasyonda inip geri döneceğini.
Kompartıman dolmaya başlar. Hayatınızdan bütün gidenler bir arada, hep birlikte gitmektedir sizden. Sözleşmişçesine..Birbirlerini tanımazlar belki, isimlerini hiç bilmezler. Tek ortak paydaları, sizden gitmiş olmalarıdır. Hepsinin haklı sebebide vardır giderken kendilerince.
Yarı yılın ortasında emekliliğini isteyen öğretmeniniz, başka bir şehre taşınan mahalle arkadaşınız, tayini çıkan dayınız, 'başka birine aşık oldum, beni affet' diyen eski sevgiliniz, hakimin 'şu sayılı kanunun bu sayılı fıkrası uyarınca boşanmalarına... ' diye hüküm verdiği eski eşiniz, !bu kızı seviyorum,ve onunla evleneceğim' diye kapıyı çarpıp çıkan oğlunuz..Hepsi bu kompartımanda.
Herşeye , herkese öyle kırgınsızındır ki..kırgınsınızdır işte,yapacak birşey söylenecek söz kalmamıştır ...derken..
Öğretmeniniz yol kenarındaki tabelada gözleri mıhlanmış, sizden gidişini hatırlar.Onun tabelasıdır gördüğü.. 'Emekli oldunuz,beni bıraktınız.ama okudum ,yılmadım.Bende sizin kadar hayatı yüklendim şimdi. Ben de öğretiyorum ama hep bana bıraktığınız terkedilmişlikle yoluma devam ediyorum'.. Donuk gözlerle geldiği yöne bakar yolcu.. Zaman geçmiş yapılacak pek bir şey kalmamıştır.
Mahalle arkadaşınızın tabelası görünür fosforlu bir levhada. 'Gittin . Kızamıyorum, elinden bir şey gelmezdi. Ama bana yazabilir, benden kopmayabilirdin' .
En suçlu gibi görünen vefasız aşığın tabelası, en şefkatlisidir. 'Aşıktın. İkimizde bir şey yapamazdık.. '.Yutkunur, başını öne eğer giden eski sevgili.
Hakim kararıyla kalbinizden taşınan eski eşiniz için bir çok tabela vardır. Ona söylemek istediğiniz, ama hep sustugunuz her şey.. O , büyük harflerle yazılmış olanı okur sadece ..'yapabilirdik'.
Oğlunuz, sevdiği kızın elini sıkıca kavramış, 'birinin sahibi olmak' gibi gördüğü bu hali terketmek istemez, tabelasını okumadan çevirir başını..Okumadığını görünce sevinirsiniz, ya ona ne kadar kırgın olduğumu anlasaydı..
Yolcular yine gözlerini ileriye dikerler. Sonraki istasyonlara.. Çünkü onlar gidenlerdir. Yine de mutludurlar. Giden olmak güzeldir..

5 yorum:

Dürr-i Yekta dedi ki...

yaprak dökümü geldi aklıma birden :)))

didem dedi ki...

Gitmek mi zor kalmak mi? Bilmiyorum ki...

by mutu dedi ki...

kim demiş giden olmak güzel diye ?

cahilin günlüğü dedi ki...

Giden olmak,acıtan olmak hep sanki + puan kazandırır insan egosuna.İçimden öyle geçti öyle yazdım by mutu :)

by mutu dedi ki...

bir daha yazma :) farklı açıdan bakmıssın ama giden olmakta zordur beaa....

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...